Aksiyon Dergisi

Aksiyon Dergisi

O, 'fetih'ti; bizimki 'işgal' midir?

Her fetih yıldönümünde öğretmenler öğrencilerine İstanbul'u yaşamak ve yaşatmak şuurunu telkin etsinler; en azından İstanbul'un güzelliklerini ve onu nasıl çirkin katkılarla çerçevelediğimizi gösterip anlatsınlar. Siyasetçiler kürsüye çıkıp İstanbul'a karşı işledikleri günahları itiraf edip tarih ve toplum önünde özür dilesinler. Onca mimarlarımız, mühendislerimiz, şehir plancıları

By Ahmet Turan Alkan

Aksiyon Dergisi

Anadolu isyanlarının arkaplanı ve Çapanoğlu ayaklanması üzerine

Milli Mücadele esnasında Anadolu'da çıkan iç isyanlar meselesini, resmi görüş doğrultusunda bütün hakikatiyle ve insani yönleriyle kavramak problemli bir dâvâdır. Resmi görüş, bu isyanları kısaca Halifecilerin, Şeriatçıların ve gericilerin çıkardığını ileri sürüyor; itinasızlık buradadır işte; bilerek veya bilmeyerek halktan bir kısmını düşman safına yerleştirmek, halkın mühimce bir kısmını

By Ahmet Turan Alkan

Aksiyon Dergisi

Digital tiranlık karşısında ne yapabiliriz: Hiç!

İnternete bağlandıktan sonra bilgisayarınızdaki bilgilerin peşindeki bir numaralı izleyici kuruluş Birleşik Devletlerin NSA adı verilen istihbarat kurumu. Bu kurum Promis ve Echelon sistemlerini kullanmak suretiyle dünya üzerindeki bütün digital tabanlı haberleşmeleri izleyebiliyor, sınıflandırabiliyor ve gerektiğinde tarama analizi yaparak izlediği kişi hakkında şaşırtıcı ayrıntılarla dolu dosyalar hazırlayabiliyor. Bu soru kadar cevabı

By Ahmet Turan Alkan

Aksiyon Dergisi

Çevrecilik dini niçin bâtıldır?

Çevrecilik temel niteliği itibariyle ahlâkî bir vaziyet alıştır; insan ihtiyaçlarıyla tabiatın kapasitesi arasında ahlâkî bir denge tesis etmeye mecburdur. Tabiatın kapasitesini artırmak mümkün olmadığına göre üretimi aşağıya çekmek ve sınırlandırmaktan başka çözümü olmayan bir meseledir bu. Marmara sahillerinde bulunan zehirli atık varilleri, bir hafta kadar kamuoyunu dalgalandırdıktan sonra gündemden düştü.

By Ahmet Turan Alkan

Aksiyon Dergisi

Kara tahtaya kara tebeşirle yazmak

Köy Enstitüleri devrimci, halkçı, kalkınmacı değil aksine tutucu ve gerici bir projeydi; iyiniyetlerle tasarlanmış ama kötü uygulanmıştı. Neticede Köy Enstitülerinden bugünün eğitim hayatına aksedebilecek örneklik yoktur. Enstitü müptelâları, "ah caanım köy enstitüleri" edebiyatını sağda solda hâlâ seslendirerek ne kadar mürtecî bir zihni pozisyonda duraklayıp kaldıklarını tekrar ediyorlar. Afişteki

By Ahmet Turan Alkan